Independence Day 2′nin Vizyon Tarihi Belli Oldu., Independence Day 3 de kesinleşti.

 

2015 yazı bir hayli dolu geçecek gibi görünüyor. Zira The Avengers 2, Pirates Of The Caribbean 5, Finding Dory, muhtemelen Man Of Steel 2, Jurassic Park 4 ve Star Wars: Episode VII gibi dev yapımlar vizyona girecek ve yaz aylarında izleyecek bir şey bulamama problemimiz ortadan kalkacak.

Şimdi bu listeye bir de Kurtuluş Günü 2 yani Independence Day 2 eklendi. Fox tarafından yapılan açıklamaya göre ilk filmden neredeyse 20 yıl sonra ikinci filmin vizyona gireceği açıklandı. Yani 2015 yılının yaz aylarında Kurtuluş Günü 2 (Independence Day 2) sinemalarda boy göstermeye başlayacak. Hatta tam vizyon tarihini de verelim (Türkiye için geçerli mi bilmiyoruz); 3 Temmuz 2015.

Filmin konusundan da biraz bahsedelim. Hatırlarsanız ilk filmde 4 Temmuz 1996 günü uzaylıların dünyaya saldırmasını izlemiş ve sağlanan barış ile filmi noktalamıştık. (Filmi izlemeyenlere ağır spoiler geldi hanım) Şimdi ise yaklaşık 20 yıl süren barış zamanının ardından söylenmeye başlanan zafer şarkılarının yersiz olduğu yavaş yavaş ortaya çıkacak ve izleyeceğimiz iki devam filmi ile insanlığın geleceği yeniden tehdit altına girecek. Evet yanlış duymadınız, iki devam filmi dedik çünkü vizyon tarihi belli olmasa da Independence Day 3′ün de çekileceği kesinleşmiş durumda.

Independence Day 2′nin yönetmenlik koltuğunda ise daha önce The Patrior, Stargate, The Day After Tomorrow, The Independence Day, Godzilla ve 2012 gibi filmlerin yönetmenliğine imza atan Roland Emmerich bulunuyor. İlk ve ikinci filmi olduğu gibi üçüncü filmi de Emmerich’in yöneteceği kesinleşti.

Film ile ilgili elimizde henüz başka bir detay bulunmuyor ama gelişmeler oldukça sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Kaynak

THE HOBBIT: THE DESOLATION OF SMAUG

THE HOBBIT: THE DESOLATION OF SMAUG
“HOBBİT: SMAUG’UN ÇORAK TOPRAKLARI”
forum resmi

Konusu

Hobbit üçlemesinin ilk filmi olan Hobbit: Beklenmedik Yolculuk’un devam filmi olan yapım Misty Dağları’ndan başarıyla geçen Thorin ve beraberindekilerin Mirkwood ormanındaki zorlu maceralarına odaklanıyor. Yanlarında Büyücü Gandalf olmadan ormanı geçmek zorunda olan Hobbitler insanların yaşadığı bölgeye ulaştığında Bilbo Baggins’in cücelerle olan anlaşması da son bulacak. Yalnız Dağ’a ulaşmak zorunda olan ekip ulu ejder Smaug’un saklandığı inine giden Gizli kapı’yı bulabilecekler mi? Peki güneye doğru gizli bir görev peşinde olduğunu söyleyen Gandalf nerede?

HOBBİT: SMAUG’UN ÇORAK TOPRAKLARI RESİMLERİResimResimResimResim
ResimResimResimResim
ResimResimResimResimHOBBİT: SMAUG’UN ÇORAK TOPRAKLARI FRAGMANI

HOBBİT: SMAUG’UN ÇORAK TOPRAKLARI FİLMİ GÖSTERİM TARİHİ: 13 ARALIK 2013

Error: 

The Cabin in the Woods

Şiddetle Tavsiye: The Cabin in the Woods (2011)

Bir korku filminin hikayesini anlatırken “5 genç, kuzenlerinin ormanda satın aldığı eve giderler ve…” diye başlayan bir cümleyle girerseniz olaya, cümlenin geri kalanını az çok herkes tahmin eder. Gençler eve vardıklarında hemen içkiler açılır, sevişilmeye başlanır, sırayla hepsi veya %99′u ölür ve belki şansı varsa en sona kalan eleman kötü adamı öldürüp özgürlüğünü kazanır, veya o da ölür.

Biz izlemekten sıkılsak ve son zamanlarda eli yüzü düzgün korku filmi bulmakta zorlansak da, Hollywood’un yıllardır pişirip pişirip önümüze koymaktan sıkılmadığı bu gereksiz korku filmlerinden tam da hiç kurtulamayacağımızı düşündüğümüz sırada Joss Whedon – Drew Goddard ikilisi imdadımıza yetişip son yıllarda usandığımız teen slasher’a farklı bir gözle bakıp seyirciyi, korku filmi izleyicisini ekrana kitleyen bir işe imza atmışlar.
Gençler yola çıkar, her şey çok güzeldir, mola sırasında benzin aldıkları amca olması gerektiği gibi seyirciye gerekli mesajı verir ama gençlerin gözünü hormonlar öyle bir döndürmüştür ki bu mesajı es geçer ve yolculuklarına devam edip olacaklardan habersiz ormandaki kulübelerine varırlar. Ama bu kulübenin diğer tüm teen slasher filmlerdeki kulübelerden ufak tefek farklılıkları olduğundan seyirci bundan sonra olacakların büyük bir kısmını kestirmekte sıkıntı yaşayıp kendini filmin büyüsüne kaptıracaktır.

Filmin kamera arkasında iki isim var. Biri Cuma günü vizyona girecek The Avengers‘ın da yazar ve yönetmeni olan Joss Whedon. Ki kendisini aynı zamanda Buffy the Vampire Slayer, Firefly, Angel gibi dizilerden veSerenity ile Toy Story filmlerinden de hatırlıyoruz. Whedon ile senaryoyu ortaklaşa yazan Drew Goddard aynı zamanda filmin yönetmeni de. Hem de yönettiği ilk film. Ancak o daha önceden Whedon ile beraber Buffy the Vampire Slayer ve Angel‘da çalışıp, Cloverfield gibi vizyona girdiği dönemde epey ses getiren filmin senaryosunu yazdı.

Türünü düşündüğümüzde aldığı çok iyi yorumlar ve pek tabii ki çeşitli sitelerdeki puanları kendisini farketmemizi ve koşup hemen sinemada izlememizi sağladı. Uzun zamandır da bu kadar eğlendiren ve eğlendirdiği kadar da gerip merak ettiren bir film izlememiştim. Tamam, Paranormal Activity gibi bir filmle de karşılaştık ama The Cabin in the Woods‘un kendine has çok iyi bir tadı var. Hem klişe yumağı olan korku filmlerine yaptığı göndermesi hem de bana çok orijinal gelen senaryosuyla hem sinemada izlenmeyi hem tekrar izlenmeyi hakediyor.

30 milyon dolar harcanan filmin 3 boyutlu hale getirilmesini istemiş stüdyo. Whedon ve Goddard buna karşı çıkınca 2009′da çekimleri tamamlanıp (Mart-Mayıs ayları arasındaki 2 aylık süreçte) 2010′da vizyona girmesi düşünülen film “finansal problemler” yüzünden 2 yıl gibi bir gecikmeye uğramış. Kötü olmuş aslında bu filmle 2 sene geç tanışmamız ama böylesine güzel bir fikrin 3 boyut uğruna harcanmayıp bir şekilde vizyona çıkartılması da tabii ki önemli.

Film bana kalırsa iyi bir korkunun yanında çok da ustaca düşünülmüş bir komedi vaad ediyor. Komedi diyince, “korkunun içinde komedinin ne işi var ben sevmem öyle filmleri” denecek kadar abartılmış ve fazla bir komediden bahsetmiyorum. Nasıl yaptılarsa bu komediyi çok iyi serpiştirip filmin önüne geçmesini engellemişler. Yani kıvamını o kadar iyi oturtmuşlar ki, yeri geldiğinde çok iyi gerip, yeri geldiğinde (ki bu 3-5 sahneye tekabül ediyor) gülmekten yerlere yatırabiliyor. Aslında bu komedinin en önemli sebebi de, Fran Kranz‘ın canlandırdığı“Fool” Marty karakteri. Hem Kranz çok iyi canlandırmış hem de çok ince düşünülüp yazılmış. Burada yineWhedon-Goddard ikilisini tebrik etmek gerekiyor. Muhteşem bir seçim olmuş.

Sonuç olarak ve daha fazla uzatmak istemediğimden demem o ki acayip hoşuma gitti benim. Hikayayi anlatırken cümleye giriş aynı olsa da, kamera arkasındaki adamların dokunuşu sinemada izlenecek bir film haline getirmiş bu hikayeyi. 1 saat 35 dakika kısa gibi dursa da bir korku filmi için gayet yeterli bir süre ve ben hiçbir saniyesinde sıkıldığımı hatırlamıyorum. Zaten türü seviyorsanız bana hak vereceğinizi düşünmekteyim. Eğer fırsatnız varsa mutlaka sinemada izleyin diyorum. Eğlendiren, geren, yer yer oha dedirten, bağladıkları sonla izlediğinize değdiğini hissettiren bu senenin en izlenesi ve tavsiye edilesi filmlerinden. 8,5/10

These Are Not The Droids You Are Looking For: Star Wars Göndermeleri

Star Wars popüler kültürde yerini aldığından beri çeşitli film ve dizilerde ona yapılan göndermeler eksik olmuyor.

Star Wars

House MD

Mentalist

The Sorcerer’s Apprentice

“Yahşi Batı Çin” Geliyor!

“Yahşi Batı Çin” Geliyor!

Cem Yılmaz, devam filminin de Çin’de çekileceğini açıkladı.

Hasılat olarak beklentisini karşıladığını belirttiği “Yahşi Batı”nın finalinde Çin’den getirdiği bir spor aletini tanıtan Cem Yılmaz, devam filminin de Çin’de çekileceğini açıkladı. “Yahşi Batı 2”de yine Ozan Güven’le kamera karşısına geçeceğini belirten Yılmaz, “Biz müthiş ikili değiliz. Daha da fazlasıyız. Kafalarımız çok iyi anlaşıyor. Ozan da inşallah yine benimle birlikte olacak. Sürekli aynı insanların kadroda yer almasına laf edenler var ama frekans iyi tutuyorsa neden oynamayalım ki? Bana ‘Kendi filmlerinde oynama’ diyen oldu ya… O zaman benim filmim olmaz ki” diye konuştu.

Arama
RSS
Beni yukari isinla