Pardus 2011 Çıktı!…

Özgür yazılım dünyasının merakla beklediği sürüm yeni özellikleri, esnek, hızlı ve güvenli yapısı ile şimdiden kullanıcıların onayını aldı. Pardus, yeni sürümü ile özgür yazılımı tercih eden kullanıcıların bilgisayarlarını şenlendirmeye devam edecek.

Özgür yazılım dünyasının ülkemizdeki en önemli temsilcisi Pardus, heyecanla beklenen Pardus 2011‘in kararlı sürümünü, renkli bir tanıtım partisi ile duyurdu.

2003 yılında TÜBİTAK UEKAE bünyesinde, bir olurluk ve planlama projesi olarak başlayan Pardus Projesi’nin en son halkası olan Pardus 2011’in tanıtım partisi, geliştiricileri ve çok sayıda kullanıcıyı bir araya getirdi.

Pardus 2011 tanıtım etkinliğine katılan Pardus Proje Yöneticisi Erkan Tekman, yeni sürümün tüm kullanıcıların beklemesine değecek özelliklerle geldiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye özgür yazılım dünyasının göz bebeği Pardus, ilk sürümünden bu yana sürekli gelişiyor, güçleniyor. Geride bıraktığımız süre boyunca yüz binlerce kullanıcının ve bir çok kurumun tercihi olmayı başardık. Pardus 2011 ile bu çıtayı daha da yükseltmek istiyoruz. Kısa bir süre önce yayımladığımız aday sürüm Hasankeyf ile çok olumlu tepkiler aldık, yeni özellikler, güncel yazılımlar LibreOffice gibi tercihlerimiz de kullanıcılar tarafından kısa sürede benimsendi. Bilişim dünyasına yeni bir soluk kazandıracağına inanıyoruz. 2011 yılı bizim açımızdan hem bugün tanıttığımız yeni sürüm, hem de kısa süre sonra kamuoyuna tanıtacağımız Kurumsal 2 sürümümüzle dolu dolu geçecek, herkesi bu heyecan ve başarıyı paylaşmaya davet ediyoruz. Bu arada ‘Mor Dağlar’ adlı muhteşem parçayı Pardus 2011 ile sunmamıza izin verdikleri için Erkan Oğur’a ve Kalan Müzik’e, tüm Pardus camiası adına teşekkür etmek isterim.”

Pardus 2011’in tanıtım partisine özgür yazılım ve Pardus destekçisi çok sayıda kullanıcı katıldı. Mekana yerleştirilen bilgisayarlarda Pardus 2011 sürümünü ilk olarak deneme fırsatı bulan kullanıcıların tepkileri de olumlu oldu. Katılımcılar ayrıca partiye katılan Pardus geliştiricileri ile sohbet etme olanağı buldu.

Erkan Oğur’dan Pardus Kullanıcılarına Sürpriz

Perdesiz gitarın mucidi, usta müzisyen Erkan OĞUR, Pardus 2011’de kullanıcılara bir sürpriz yapıyor. Erkan OĞUR‘un en sevilen parçalarından olan Mor Dağlar, Kalan Müzik ve Oğur’un desteği ile Pardus 2011’de yüklü olarak geliyor. Pardus kullanıcıları Erkan OĞUR‘un notalarında Anadolu müziğinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarken, müzik dinlemek için yeni bir program keşfetmek isteyen yeni Pardus kullanıcıları Clementine ile tanışıyor.

Pardus LibreOffice ile Daha da Özgür

Pardus, özgür yazılım dünyasının sunduğu en önemli avantajlardan esneklik ve güvenlik gibi özellikleri Pardus 2011 sürümünde de koruyor. Pardus 2011’de göze çarpan en önemli yeniliklerden biri ise, OpenOffice.org yerine, özgür yazılım topluluğu tarafından geliştirilen LibreOffice’in tercih edilmesi. Pardus, LibreOffice’i kullanacağını açıklayan ilk Linux dağıtımlarından biri oldu.

Pardus 2011’de daha çok donanım desteği ve iyileştirilmiş kullanım kolaylığı gibi yeniliklerin yanı sıra, Türkçe yazım denetimi desteği, virüs gibi art niyetli yazılımlara karşı güvenli yapısı, programların kurulu gelmesi gibi beğenilen özelliklerini sunmaya devam ediyor.

İlk günden beri birçok dilde destek veren Pardus’a, 2011 sürümüyle birlikte Rusça ve Macarca da eklendi.

Akıllı telefonlardan sonra masaüstü işletim sistemlerinde de yaygınlaşan tek tuşla program kurma olanağı Pardus’ta TÜBİTAK tarafından geliştirilen PiSi ile ilk günden bu yana ilgi çeken özelliklerden biri. Pardus 2011, kurulumla birlikte gelen yüzlerce uygulamaya ek olarak PiSi depolarında, Skype, Google Chromium, VLC’nin de aralarında olduğu 3500’den fazla uygulamayı kullanıcılarına sunuyor.

Pardus 2011 Kurulan indir

32bit Kurulan DVD

md5sum: f48b76d3371c59a654438919891c059b
sha1sum: d7424b9c812b1b867ce2995a657b2cfb696fe10f

64bit Kurulan DVD

md5sum: 891fed02699a0b83175c90324cfbe1f8
sha1sum: 4aa1ec6479ebc7fdd75db6a863895dcd861be001

Pardus kurulum kalıbının DVD’ye aktarılmasıyla ilgili yardım için, Pardus 2011 DVD’si Yazmak, Pardus kurulumu için detaylı bilgiler içinse Pardus 2011 Nasıl Kurulur? belgelerine başvurabilirsiniz. Ayrıca 2011 sürümü özellikleri hakkında bilgi almak için sürüm notları belgesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca Pardus 2011 Kurulan DVD’sini torrent adresini kullanarak P2P araçları ile de indirebilirsiniz. Torrent ile indirme yapmak için Ktorrent uygulamasını kullanabilirsiniz. Pardus ile birlikte gelen KTorrent ile ilgili yazımızı okumak için tıklayın.

Pardus 2011 Çalışan indir

Pardus 2011 Çalışan DVD’sini indirmek için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

32bit Çalışan DVD

md5sum: ed97de8a80779dc540e32d38389adf3a
sha1sum: ed97de8a80779dc540e32d38389adf3a12142761

64bit Çalışan DVD

md5sum: 891fed02699a0b83175c90324cfbe1f8
sha1sum: 3d857543003f0829097e9fa26fbea6687425ad6c

Pardus çalışan kalıbının DVD’ye aktarılmasıyla ilgili yardım için, Pardus 2011 DVD’si Yazmak belgesine başvurabilirsiniz. Ayrıca 2011 sürümü özellikleri hakkında bilgi almak için sürüm notları belgesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca Pardus 2011 Çalışan DVD’sini torrent adresini kullanarak P2P araçları ile de indirebilirsiniz. Torrent ile indirme yapmak için Ktorrent uygulamasını kullanabilirsiniz. Pardus ile birlikte gelen KTorrent ile ilgili yazımızı okumak için tıklayın.

Pardus’tan Kelaynak

 TÜBİTAK UEKAE bünyesinde geliştirilen ulusal işletim sistemi Pardus’un “Geronticus eremita” yani “Kelaynak” ismini verdiği yeni Pardus 2009.2 sürümü sunuculardaki yerini aldı.

Açık kaynak dünyasının ülkemizdeki en önemli temsilcisi Pardus’un yeni sürümü çok özel bir isimle kullanıma sunuldu. Pardus 2009.2, Latince ismi Geronticus eremita olan Kelaynak ismi ile sunuculara ulaştı. Pardus böylelikle, türü kritik tehlike sınırında olan Kelaynaklara bir gönderme yapıyor.

Çok Daha Kararlı

Pardus 2009.2 Geronticus eremita, kullanıcılara çok daha kararlı ve yüksek performansa sahip bir sistem sunuyor. Yeni sürüm, diğer tüm sürümlerde olduğu gibi kullanıcılara kolay kullanılabilen, hızlı, güvenli bir masaüstü ortamı ve binlerce özgür yazılım sağlıyor.

Pardus 2009.2 Geronticus eremita ile beraber en son KDE kararlı sürümü, gelişmiş sürücü desteği, çok daha büyük yazılım deposu ile geliyor. Pardus 2009.2 Geronticus eremita birçok yeni özelliğe sahip. KDE 4.4.4, Linux kernel 2.6.31.13, OpenOffice.Org Ofis Araç Seti 3.2.1.3, Mozilla Firefox 3.6.3, Gimp 2.6.8,, Python 2.6.5, Qt 4.6.2, Thunderbird 3.0.4 depodaki yazılımların sadece birkaçı.

Ayrıca bu sürüm ile birlikte birden çok dil destekli uluslararası sürüm DVD olarak geliyor. Türkçe desteğinin yanı sıra daha fazla yazılım eklenen görüntü yaklaşık 1GB boyutu ile ister DVD’ye, ister USB disk gibi araçlara yazılarak kullanılabiliyor.

Bu sürüm, her zaman olduğu gibi Pardus web sitesinden indirilebiliyor.

Ön tanımlı masaüstü ortamı, KDE 4.4.3 sürümüne güncellendi. Pardus depolarındaki tüm KDE programları KDE 4 sürümlerine güncellendi. Yeni KDE ile birlikte kullanıcılar masaüstü kipleri olan Öntanımlı Kip, Eski KDE Kipi ve yeni Netbook Kipi, küçük ekranlar için optimize edilmiş görünüm, arasında seçim yapabilecekler.

Pardus ekibi, ekran parlaklığı ve ses seviyesi değişikliklerini masaüstü temasına uygun ve şık bir şekilde görüntüleyen KOsd yazılımını yeni KDE sürümüne dahil etti.

Yeni sürüm KDE ile Pardus kullanıcılarına yepyeni bir masaüstü tecrübesi sunuyor. Her bileşenin masaüstünde herhangi bir yere konumlanabildiği ve özelleştirilebildiği Plasmoid teknolojisi, masaüstü ile tam uyumlu Strigi masaüstü arama teknolojisi, masaüstü ortamı ile bütünleşik masaüstü efektleri, uzaktan erişim vb. pek çok özellik içeren yeni nesil dosya yöneticisi Dolphin, kullanıcılarımızı bekleyen yeniliklerden sadece birkaçı.

IMAX mi, Real D 3D mi yoksa Xpand 3D mi?

IMAX 3D 

1) Stereoskopik polarizasyon tekniğinde en iyi 3D simülasyon IMAX 3D ile elde edilir. Neden? İcad edildiği ilk günden bu yana sırası ile anaglif ve eclipse metodlarını kullanan IMAX teknolojisi çağımızda Stereoskopik ve üç formlu (çizgisel & dairesel ve aktif) polarizasyon tekniğine yön veren en eski / en gelişmiş standart olmayı başarmıştır. Perdesi için özel olarak kullanılan 15 delikli 70mm’lik filmleri, standart 35mm’nin yaklaşık 10 katı fazla renk / veri bilgisi içerir.

Buna rağmen ses bilgisi içermeyen IMAX filmlerinde ses trackleri ayrı bir biçimde oluşturulan ve filme senkronize edilen 35mm’lik film şeritlerine işlenir. Dolayısıyla AFM’lerde sıklıkla karşılaştığımız senkronizasyon problemi de bundan kaynaklanıyor.

Standart IMAX perdelerde kullanılan 4K’lık Double-Xenon lambalı projektörlerle 3D filmlerde sağlanabilecek en net / aydınlık görüntüyü alırsınız.

Polarizasyon tekniği olarak dairesel polarizasyonun gerisinde kalan Lineer polarizasyon kullandığı ve frame tekrarlama -ghosting- özelliğine sahip olduğu için IMAX standartlarına uymayan perdelerde görüntüde titreme olabilir. Bu da başağrısı ve miğde bulantısına neden olur. Ama dikkatinizi çekiyorum: IMAX standartlarına uymayan perdelerde!

Gerçek renk / derinlik bilgisine sahip dev gibi filmleri (70mm), 48fps’lik HD seçeneği, dev gibi bir ses sistemi ve kocaman bir salonla IMAX’in; yay şeklinde dizayn edilen hayvani perdesi ile en muhteşem 3D performansını sunacağına garanti veriyorum.

Xpand 3D 

2) Xpand 3D 20’lerde geliştirilen Teleview’ın milenyum versiyonudur diyebiliriz. Likid kristal içeren gözlükleri ile alternate-frame sequencing adı verilen tekniği birleştirir. Bu teknikte 3D algısı yaratabilmek için saniyede 48 frame gösterilir ve ilk frame sağ, ardından gelen frame ise sol göze yönlendirilir. Böylece son derece hızlı gelişen bu değişimi doğru yorumlayamayan beyin “Eclipse” adı verilen bu hile ile cisimleri 3D gördüğünü zanneder.

Rakipleri RealD 3D ve IMAX 3D’ye kıyasla daha farklı bir polarizasyon tekniğine (active) sahip olan Xpand 3D’de, standart beyaz ekranda büyük oranda ışık ve renk kaybı yaşanır. (Çünkü ekran kalibrasyonu çok zordur.) Bu nedenle güçlü bir projektörle ışıklandırılmayan mat beyaz ekranlarda Xpand 3D teknolojisi ile film izlerseniz, bok gibi sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Maliyetleri düşürerek (Gümüş ekran yok, frame çoğaltma yok) maksimum 24 metrelik ekranlarda “mazbut” bir 3D deneyimi yaşatır. Halbuki bir IMAX sahnesi minimum 22 metreden başlıyor.

ILM’in ve Disney’in indoor olarak tercih ettiği 3D teknolojisi olan Xpand’in kamusal sinemalara adaptasyonu oldukça zor ve masraflıymış. Dolayısı ile bir çok işletme Xpand 3D’nin “doğan görünümlü şahin” modelini tercih ederek, standart beyaz perde üzerinde dijital projeksiyonla film oynatır. Bu nedenle dijital projeksiyonlu Xpand 3D’de izlediği 3D film yüzünden; 3D sinema deneyimini sadece üzerine doğru gelen objelerden ibaret zanneden seyircilerin neler kaçırdığını, buradan yazarak tarif etmem imkansız.

BTW; James Cameron’ın tüm bunlara rağmen Avatar’ın Japonya gösterimini Xpand 3D’de izlemeyi tercih ettiğini de belirtmek istiyorum. Herhalde nasıl göründüğünü merak etti 🙂

RealD 3D 

3) RealD 3D, rakiplerine oranla en rahat izlenen 3D teknolojisi olma ünvanını hak ediyor. Avatar özelinde konuşmazsak;

-ki Avatar’ı IMAX için çekilmiş en başarılı ve stabil 3D film yapan James Cameron’ın icad ettiği kamera ve çekim tekniklerini ayrı bir yazıda inceleyeceğiz-

herhangi bir 3D film, herhangi bir sinemada izlenecekse RealD 3D’nin tercih edilmesini öneririm. RealD 3D sinema işletmecilerinin IMAX maliyetlerini tam olarak karşılayamadığı her durumda Xpand 3D’den çok daha iyi bir seçim olacaktır. Neden?

Dairesel polarizasyon tekniğini kullanan RealD 3D, karanlık veya bulanık sahneler görmenize sebep olan lineer polarizasyondan üstün olduğu için çok daha rahat izlenir. Kafanızı belli bir açıda tutmanız gerekmez. Odaklanırken -göreceli olarak- problem yaşamazsınız. Standart gümüş ekranlarında extra aydınlatma sağlayan projektörlere sahip olduğu için, seyircinin 1 saniyede algılayabildiği ışık oranının ortamdaki ışıksızlıkla çakışmamasına imkan sağlar ve miğde bulantısı yapmaz.

Subtle Ghosting adı verilen bir teknik ile standart olarak 24fpslik görüntü sunan dijital videoyu en az 3 kere çoğaltarak ekrandaki titremeyi azaltır ve 144fps’ye kadar çıkabilen hızlarda stabil bir polarizasyon imkanı sağlar.

Müzik Dosya Formatları Nasıl Çevrilir?

Teknolojinin son hız gelişmesi ve depolama çözümlerinin artık her kullanıcının rahatlıkla ulaşabileceği fiyatlara inmesi ile cebimizde taşıdığımız teknolojik cihazlar bir müzik kütüphanesi haline geldiler.

Müzik kütüphaneleri içerisinde ise oldukça fazla müzik dosyası çeşidi bulunuyor. Bunlar içerisinde kuşkusuz en popüleri MP3 dosya biçimidir. Ancak bazı kullanıcıların karşısına WMA gibi fazla kullanılmayan müzik dosyaları çıkabiliyor. Peki, “WMA’yı nasıl MP3’e nasıl çeviririm” sorusuna karşılık nasıl bir çözüm getireceğiz?

Çözümün adı; küçük boyutuna rağmen işlevsel ve ücretsiz bir program olan Free Mp3 Wma Converter programıdır. İnternette küçük bir araştırma ile buna benzer oldukça fazla program bulabilirsiniz.

Programı anlatıp, WMA’yı MP3’e çevirmeye başlamadan önce küçük bir not alalım. MP3 dosyalarını kendiniz yaratırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, müzik dosyasının sıkıştırılıp dosya boyutunu küçültürken en iyi kaliteyi korumaktır. Bunun için MP3 dosyasının kalitesini belirten Khz ve Kbps değerlerine dikkat etmeliyiz. MP3 dosyaları için dosya boyutunu düşük tutmak önceliğiniz ve kalite ikinci sırada sizin için önemli ise; MP3 dosya sıkıştırma profiliniz en az 44.1 Khz ve 128 Kbps (stereo) değerleri olmalıdır. Müzik kalitesi sizin için öncelikse; MP3 dosya sıkıştırma profiliniz en az 44.1 Khz ve 192 Kbps (stereo) değerleri olmalıdır.

İlk önce MP3’e çevirme (convert) işlemini gerçekleştireceğimiz Free Mp3 Wma Converter programını indirelim. Programı buradan indirebilirsiniz. Yükleme esnasında lisans sözleşmesini kabul ettikten sonra MP3 çeviri işlemi gerçekleştirmemize faydası olmayan bir yan uygulama karşımıza geliyor. Bu uygulamayı yüklemek sizin tercihinize kalmıştır.

Sonraki adımda, programın yükleme içeriği karşımıza geliyor. Bu içeriklerin hepsi yüklemek zorunda değilsiniz. İlk seçim ve dördüncü seçim işaretli olmalıdır. İkinci seçimi yüklerseniz; Müzik CD (Audio CD) içerisinden müzik dosyalarını almaya yarayan uygulama yükleniyor. Üçüncü uygulama ise müzik dosyalarınızın üzerinden oynama yapmanıza yarayan (kesme işlemi) uygulama yükleniyor.

Yükleme işlemi sırasında, program internete bağlanarak WMA dosya biçimi ile ilgili uygulamayı çekiyor.

Yükleme işlemi bittikten sonra, Free Mp3 Wma Converter kısayolunu çalıştırıyoruz ve karşımıza dil ayarları geliyor. Bu programın en güzel yanlarından birisi de burasıdır. Ücretsiz bir uygulama olsa da Türkçe dil desteği sunması güzel bir özellik.

Program açıldıktan sonra, karşımıza gelen ekranda “Dosya Ekle” sekmesine tıklayarak, bilgisayar hafızamızdan çevirmek istediğimiz müzik dosyasını buluyoruz.

Programa çevirmek istediğimiz WMA dosyasını tanıttıktan sonra, “Output Ayarları” kısmından çevirdiğimiz dosyamızın nereye kaydedileceğini, çevirmek istediğimiz müzik dosyası formatını (MP3) ve Format parametresinden kalite ayarlarını yapıyoruz. En son olarak “Çevir!” tuşuna basarak istediğimiz çevirme işlemini gerçekleştiriyoruz.

Programın çevirme için desteklediği diğer dosya formatları ise şöyle:

  • MP3 –> OGG, MP3 –> WMA, MP3 –> AAC, MP3 –> WAV
  • WAV –> MP3, WAV –> OGG, WAV –> AAC, WAV –> WMA
  • WMA –> MP3, WMA –> OGG, WMA –> AAC, WMA –> WAV
  • OGG –> MP3, OGG –> WMA, OGG –> AAC, OGG –> WAV
  • AAC –> MP3, AAC –> WMA, AAC –> OGG, AAC –> WAV
  • APE –> MP3, APE –> WMA, APE –> OGG, APE –> WAV
  • FLAC –> MP3, FLAC –> WMA, FLAC –> OGG, FLAC –> WAV
  • M4A –> MP3, M4A –> WMA, M4A –> OGG, M4A –> WAV
  • AC3 –> MP3, AC3 –> WMA, AC3 –> OGG, AC3 –> WAV

Bozulan Müziklerinizi Hemen Silmeyin

Müzik dosyalarınızdaki herhangi bir bozuklukta dosyanın tamamını doğrudan geri dönüşüm kutunuza mı yolluyorsunuz? O halde çözüm içim MP3 Diags adlı bu yazılımı mutlaka inceleyin.

Müzik dosyalarınız ve MP3’lerinizde bazı aksaklıklar meydana geldiyse ve sorunu tam olarak bilemiyorsanız geri dönüşüm kutunuza uğramadan önce MP3 Diags adlı ücretsiz programa mutlaka göz atmalısınız.

Programda müzik dosyanızın yerini belirttikten sonra otomatik olarak sorunlar algılanıyor ve eğer düzeltilebilir bir problem varsa MP3 Diags anında şarkınızı iyileştirip size geri kazandırıyor.

Yanlış etiket, süre ve karakter sorunlarının yanında düşük ses kalitesine de çözüm getirebilen bu ücretsiz yazılım ile aynı zamanda dosya isimleri ve etiketlerini de değiştirebiliyorsunuz.::

Yazılımı indirmek için tıklayın.

3G’de hız 42,2 Mbps

Mobil ortamda 42,2 Mbps hıza ulaşıldı

Turkcell, Polonya ve Avustralya daki iki operatörün ardından, dünyada 3G de bu hıza ulaşan üçüncü operatör oldu.

Hız testinin gerçekleştirildiği Turkcell Kartal Plaza da basın mensuplarıyla bir araya gelen Turkcell Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, test sırasında ulaşılan 42 Mbps hızın şu anda dünyada gelinen en son nokta olduğuna işaret etti.

Terzioğlu,” Bir filmi 2-3 dakika içinde mobil ortamda indirebiliyor olacaksınız. Mobil genişbantın kullanımı çok daha kolaylaşıyor ve çok daha artıyor. A tipi banta sahip olmamız dolayısıyla da bu avantajı daha iyi kullanıyoruz. 3G teknolojisinde bundan sonraki hazırlıklarımız 84 ve 168 megabaytlara yönelik olacak ” diye konuştu.

Toplantıda verilen bilgiye göre, 42,2 Mbps hıza ulaşmak için Turkcell şebekesindeki mevcut teknoloji kullanılıyor. Bu hızda kullanıcı çift frekans kullanarak 40 Mbps;ı aşkın hızlara ulaşıyor ve bir aboneye iki taşıyıcı atanan bu sisteme teknik olarak “dual carrier” deniyor.

Bu hızları kullanabilmek HSPA destekli terminallerle mümkün olacak. Bu terminallerin 2010;un 3. çeyreğinde kullanıcıya sunulması öngörülüyor.

HSPA dual carrier sistemi ile 700 megabaytlık bir filmi indirmek 2 dakika 13 saniye, 150 megabayt büyüklüğe sahip 20 dakikalık video 28 saniye, 5 megabaytlık bir sunum 0,95 saniye, 2 megabaytlık bir fotoğraf ise 0,3 saniye sürüyor.

Turkcell geçen yılın haziran ayında tedarikçilerinden Ericsson ile yaptığı testlerde Türkiye de ilk kez 28 Mbps hıza ulaşmıştı. Aynı yılın temmuz ayında ise 3G den sonraki teknoloji olan LTE testlerinde ulaşılan hız ise 170 Mbps olmuştu.

Toplantıda Turkcel’in 3G de geldiği noktaya ilişkin de bilgi verildi. Turkcell’in 3G kullanıcı sayısı 2,5 milyona yaklaşırken, bu kullanıcıların 1,8 milyonu 3G ile cep telefonundan internete bağlanıyor.

Turkcell 3G kullanıcıları bugüne kadar cepten toplam 12,4 milyon dakika mobil televizyon izledi. 3G kapsama oranını yüzde 72 ye yaklaştıran Turkcell, 3G nin ilk ayında, 2G de 6 yılda kurduğundan daha fazla baz istasyonu kurdu.

Türkiye’de Geniş Bant İnternet


Fiber Optik KabloFiber Optik Kablo

İnternet kullanıcılarının sıklıkla şikâyet ettiği konu internetin yavaş olmasıdır. Bu yavaşlığa sebep olan belli başlı hususlar olsa da temelinde satın aldığımız internet bağlantısının yavaş kalmasıdır.

Türkiye’de çeşitli firmaların kullanıcılara sunduğu farklı altyapılarda ve teknolojilerde internete ulaşma imkânı vardır. TTNET ADSL hizmeti, TurkNet ADSL hizmeti, UYDUNET’in kablolu TV hattı üzerinden verdiği internet, GSM operatörlerinin sunduğu kablosuz internet hizmetleri (3G) ve en son olarak Superonline’ın (Quiknet) kurduğu fiber optik hat üzerinden sağlanan internet bağlantısı mevcuttur.

Bu yazıda Superonline firmasının sunduğu yeni teknoloji olan fiber optik bağlantı üzerinden internetinin diğer servis sağlayıcısı firmaların sunduğu internetten farkını irdeleyeceğim.

Bakır KabloBakır Kablo

Fiber optik geleceğin teknolojisidir ve eski altyapı olan telefon hatları üzerinden alınan ADSL bağlantısının çıkamadığı hızlara çıkabilmektedir. ADSL bağlantısı için senelerdir kullanılan, yeraltında bulunan eski bakır kablolar kullanılmaktadır. Bu kabloların elektriği taşıdığı ve elektriğin uzun mesafelerde, bakır kabloların doğası gereği direnç göstermesi sonucu gücünü kaybettiği aşikârdır. Bu sorunu aşmak için senelerdir bilim insanları bilgiyi taşımanın en uygun yolunu bulmaya çalışmaktaydılar. Sonunda bilginin taşınması için bildiğimiz en hızlı şey olan “ışığın” kullanılmasının yolu açıldı ve fiber kablolar üzerinden ışığın gönderilmesi icat edildi. Bu icat, teknolojinin çok hızlı ilerlediği yeni yüzyılımızda tabi ki internetin taşınmasında kullanıldı ve fiber optik kablolar üzerinden internet hizmetleri ortaya çıktı.

Peki, fiber optik bağlantı bize neler sağlamaktadır ve faydaları nelerdir?

  • Kablolar üzerinden taşınan bilgi elektrik hızında değil ışık hızında iletilmektedir. Bu sayede dünyanın bir ucuna ulaşmamız daha da hızlanmıştır.
  • Servis sağlayıcılarının kurduğu terminaller ile evimiz arasında mesafe arttıkça eski bakır kablolar üzerinden alınan internetin (ADSL ve Kablolu TV üzerinden internet) hızları, mesafeye bağlı olarak düşerken, fiber optik üzerinden alınan internetin hızları mesafeye oldukça az bağlıdır.
  • Bakır kablolar üzerinden alınan internet yüksek hızlara çıkamazken fiber optik üzerinden internet kolayca yüksek hızlara çıkabilmektedir.
  • Bakır kabloların içerisinden geçen bilgiyi elektrik taşıdığı için dış parazitlerden etkilenmektedir. Ancak fiber optik üzerinden taşınan ışığa, manyetik alanın etkisi yoktur.
  • ADSL hizmeti almak için her şekilde bir telefon hattına ihtiyaç varken, fiber optik internet için telefon hattına gerek yoktur. Bununla beraber fiber optik hatlar üzerinden telefon hizmetleri de kullanılmaktadır.

Superonline Bize Fiber Optiği Nasıl Sunuyor?

Superonline uzun zamandır ADSL bağlantısından başka alternatifi olmayan internet kullanıcılarına farklı bir olanak sunmuştur. ADSL için kısır bir döngü içerisinde, çeşitli firmalarının birbirinin aynısı olan kampanyaları arasında dönüp dolaşan kullanıcılar, 1 Mbps gibi düşük olan hızlara mahkûm kalmıştır.

Superonline, ADSL servis sağlayıcılarını 1 Mbps hızları için istediği ücreti 10 Mbps hızları için istemektedir ve ADSL için alt hız olan 1 Mbps, fiber optik üzerinden internette 10 Mbps olarak kullanıcıya sunulmaktadır. İnternet kullanıcısının hızlarını 10 kat arttırması eskiden hayal gibi görünürken artık yeni teknolojilerinin de ülkemizde kullanılmasından dolayı bu hayal gerçekleşmektedir.

Burada bir firmanın körü körüne taraftarlığını yapmıyorum. Superonline yerine başka firmalar bu büyük adımları atıp son teknolojileri ülkemize getirseydi onun isimlerini de memnuniyetle burada anardım. Diğer firmalar yeni teknolojiyi getirmek yerine “8 Mbps’a kadar hızlı!” isimli kampanyalarla teknolojiye aç insanları oyaladılar. Burada 8 Mbps’a kadar hızlı denilmesi günün her saatinde hızların oldukça dalgalanması ve neredeyse bu bağlantıyı kullanan hiçbir kullanıcının bu hızlara çıkamamasıdır. 8 Mbps’a kadar hızlı internetin sözde sınırsız paketlerinin ise 15 GB kotalı olduğunu bilmeyen birçok kullanıcı, bu kotalarını geçtiği zaman hızları 16 kat yavaşlatıldıkları zaman gerçeği öğrendiler.

Peki, Superonline’ın fiber internetinde istenmeyen noktalar var mıdır? Tabi ki vardır:

  • Fiber internet altyapısı Türkiye’nin birçok yerinde mevcut olmadığı için bu teknolojiden yararlanmak isteyen kullanıcılar uzun süreler bekleyebilirler (ben bir sene bekledim).
  • Superonline kendi altyapısını kurduğu için ve ADSL müşterilerini kendisine çekmek istediği için şu an sunduğu; aynı fiyata 10 kat hızlı internet kampanyası, piyasada kendi müşterilerini yarattıktan sonra daha yüksek fiyatlara çekilebilir(?).
  • Kapımıza kadar gelen fiber kablolar maalesef evimize kadar çıkartılmıyor. Binanızın içerisine kurulan bir internet dağıtıcısına bağlanan fiber kablolar orada kalıyor ve dağıtıcıdan evinize yine ethernet kabloları ile internet taşınıyor. Bir efsane olan her Japon’un evinde fiber optik vardır efsanesi maalesef bizde gerçekleşmeyecek. Yinede ethernet üzerinden alınan internetin hızının düşmesi için oldukça uzun mesafeler söz konusudur.
  • Superonline’ın politikası olarak altyapı çalışmaları öncelikli olarak büyük sitelere götürülmektedir ve kendi evlerine ya da apartmanlarına internet bekleyenlerin, bekleme süreleri daha da uzayacaktır.

Bu yazının amacı aslında internet kullanıcılarının daha yüksek hızları daha uygun fiyatlara alınabilindiğinin ispatı yazısıdır. Artık ülkemizde yüksek hızlara aşırı yüksek meblağlar ödemek zorunda değiliz. Bunun her internet kullanıcısı için geçerli olmasını umuyorum. Umutlarımızı arttıran şey ise “rekabet” ortamının oluşmasıdır. İnternet kullanıcılarının uzun süredir forumlarda paylaştığı şey tekelci internetten kurtulmanın senaryoları gibi başlıkların artık ortadan kalmaya başladığını görür gibiyiz.

Cisco’nun Uzay Yönlendiricisi “IRIS” yörüngede

Cisco’nun geliştirdiği uzayda yönlendirici (IRIS – Internet Routing in Space) teknolojisi Intelsat IS-14 uydusunda başarıyla kullanılıyor. Bu teknoloji, Cisco IOS Yazılımı ve uzaydaki yüksek radyasyona dayanıklı IP yönlendirici içeriyor

Cisco IOS Yazılımı ve IP yönlendirici içeren IRIS (Internet Routing in Space), dünya yörüngesindeki testten başarıyla geçti. Intelsat IS-14 uydusu aracılığıyla 23 Kasım 2009 tarihinde hayata geçirilen teknoloji sayesinde, ilk defa bir IP yönlendirici ticari uyduda kullanıldı.

Uydular ve ilgili uzay aracı için radyasyona toleranslı IP yönlendirici geliştirilmesine yönelik bir program olan IRIS, ses, video ve veri iletişimi ağlarını destekleyerek, devlet birimlerinin, askeriyenin ve müttefik kuvvetlerin internet protokolü ve hâlihazırda var olan donanımı kullanarak birbirleriyle iletişim kurmasını sağlıyor. Geleneksel uydu teknolojisine kıyasla birçok gelişmiş özellik sunan IRIS, kullanıcılara gerçek mobil ağ deneyimi yaşatıyor. Böylece, kullanıcılar istedikleri şekilde, istedikleri zaman ve istedikleri yerde iletişim kurabiliyor. IRIS, gecikmeleri azaltıp uydu vericisinin kullanımını artırarak, birden çok alıcıya tek bir adımda veri aktarabiliyor. Cisco yönlendirici ve yerleşik modemde bulunan yazılım yörüngedeyken güncellenebiliyor, bu özellik esnekliği ve yatırımın geri dönüşünü artırıyor.

Cisco, önümüzdeki dönemde, üreticiler, sistem entegratörleri ve son kullanıcılar ile yakın çalışmalar yürüterek, geleneksel yere konuşlandırılmış ağların dışında kalan noktalara da küresel olarak hizmet sağlama imkânı verecek.

IRIS ile, Cisco'nun sınırsız ağları uzaya doğru genişletmek ve uydu iletişim hizmetinin nasıl verildiğini yeniden tanımlamak stratejisi doğrultusunda önemli bir adım atıldı. Bu teknoloji sayesinde tüm dünyada uydu iletişimi yeniden tanımlanacak; gecikmeler azalırken etkinlik ciddi bir oranda yükselecek.

“Yahşi Batı Çin” Geliyor!

“Yahşi Batı Çin” Geliyor!

Cem Yılmaz, devam filminin de Çin’de çekileceğini açıkladı.

Hasılat olarak beklentisini karşıladığını belirttiği “Yahşi Batı”nın finalinde Çin’den getirdiği bir spor aletini tanıtan Cem Yılmaz, devam filminin de Çin’de çekileceğini açıkladı. “Yahşi Batı 2”de yine Ozan Güven’le kamera karşısına geçeceğini belirten Yılmaz, “Biz müthiş ikili değiliz. Daha da fazlasıyız. Kafalarımız çok iyi anlaşıyor. Ozan da inşallah yine benimle birlikte olacak. Sürekli aynı insanların kadroda yer almasına laf edenler var ama frekans iyi tutuyorsa neden oynamayalım ki? Bana ‘Kendi filmlerinde oynama’ diyen oldu ya… O zaman benim filmim olmaz ki” diye konuştu.

Türk otomobili ‘Mindset’ geliyor

Türk otomobili “Mindset”  geliyor

Türk otomotiv dünyasının ikinci ‘Devrim’i Mindset adlı araba için düğmeye basıldı.

Haziran ayında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın deneyerek destek sözü verdiği Murat Günak imzalı elektrikli otomobil projesi ‘Mindset’ için düğmeye basıldı. Proje için 8 işadamı ortak girişim şirketi kurdu.

Hürriyet’teki habere göre ünlü Türk tasarımcı Murat Günak’ın tasarlayıp, haziran ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kullanıp destek verdiği elektrikli otomobil projesi ‘Mindset’in hayata geçmesi için düğmeye basıldı. Türk otomotiv dünyasında ikinci ‘Devrim’i yaratacak proje için 8 işadamı bir araya gelerek ortak girişim şirketi kurdu. Mühendislik, otomotiv ve otomotiv yan sanayi gibi farklı sektörlerden bir araya gelen işadamlarının kurduğu girişim şirketi, ‘Mindset’ projesini ayakta tutup, ilk prototipleri üretmek için çalışıyor. Sık sık Türkiye’yi ziyaret eden projenin mimarı Murat Günak, “Mindset ile ilgili çok olumlu gelişmeler var. Kısa süre içinde süpriz açıklamalar yapacağız” dedi.

YATIRIM AJANSI TAKİPTE

Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, Mindset projesinin sıfırdan bir yatırım olduğunu bu yüzden de adım adım ilerlediğini söyledi. Ajans olarak projeye destek verdiklerini ve bir kişiyi projeyi izlemesi için görevlendirdiklerini belirten Korkmaz, yakın bir zamanda sevindirici gelişmelerin olacağı bilgisini verdi. Korkmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da projeyi yakından izlediğini ve gelişmeleri sorduğunu bildirdi. Projedeki gelişmeleri Başbakan’a bizzat aktardığını anlatan Korkmaz, “Sayın Başbakan, projenin Türkiye’de gerçekleşmesini istiyor. Bu projenin otomotiv sektörü için önemli bir gelişme olacağını düşünüyor” dedi. Bu proje için özel bir ayrıcalık yapılmadığını söyleyen Korkmaz, desteğin herkese verilenlerle sınırlı olduğunun altını çizdi.

BÜYÜK YATIRIMA ZEMİN

Taşıt Araçları Yan Sanayi Derneği (TAYSAD) Başkanı Ömer Burhanoğlu ise, 8 işadamının projeyi ayakta tutmak için girişim şirketi kurduğunu doğrulayarak, “Bu şirket şu anda aracın prototiplerini yapıp, projenin ortada kalmadığı mesajını verecek. Projenin büyük yatırımı için zemin hazırlıyorlar” açıklamasını yaptı. Türk otomotiv sektörünün geleceğini elektrikli araçlarda araması gerektiğini kaydeden Burhanoğlu, şöyle konuştu: “Mindset projesi otomotiv sektörü için bir sembol olacak. Diğer firmaları da uyandıracak. Dünya artık elektrikli araca gidiyor, dergilerde elektrikli araç reklamları yayınlanıyor. Kapasiteleri daralan Türk otomotiv sektörü artık 2012 ve sonrası için hareket etmeli. Mindset bir başlangıç olacak. Bu yüzden girişimciler bu projeyi önemsiyor.”

Başbakan Erdoğan, Murat Günak ve ortağı Lorenzo Schmid’i Haziran ayında Ankara’da Başbakanlık’ta kabul etmişti. Murat Günak’ın başarılarından ve Mindset’i anavatanında üretmeyi istediğini söylemesinden etkilenen Erdoğan, Mindset’in direksiyonan geçip, Ankara sokaklarını turlamıştı.

PİLLE 100 KİLOMETRE YOL YAPIYOR

Ford, Mercedes, Peugeot, DaimlerChrysler ve VW Grubu’nda çalışan Murat Günak’ın tasarladığı birçok başarılı model bulunuyor. Günak, Mindset adı verilen proje için “İnsanlar bu otomobili sadece sıfır emisyon özelliğinden dolayı değil, kullanmaktan keyif alacakları bir otomobil olduğunu için de sevmeli” diye konuşuyor. Günak’ın 4.20 metrelik prototipi sıfır emisyonla yol alıyor. Yüksek performanslı lityum iyon batarya yardımıyla otomobil 100 km. boyunca elektrik enerjisiyle yol alıyor. Eğer 100 km’lik menzil yeterli gelmiyorsa, aküyü şarj eden yaklaşık 24 beygir gücünde 2 silindirli benzinli jeneratör devreye giriyor. Böylece menzil 800 km’ye kadar çıkabiliyor. Otomobil, 7 saniyeden daha kısa bir sürede 0’dan 100 km/s hıza ulaşıyor.

Arama
RSS
Beni yukari isinla